KeMaLiYe eĞiN

4/1/2009 - Kemaliye'ye Nasıl Ulaşılır?

Kemaliye'ye Nasıl Ulaşılır?

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/12/2008 - Eğİn FıKrAlArI

{#emotions_dlg.cheesy}EĞİN   YÖRESİ  FIKRALARINDAN  ÖRNEKLER {#emotions_dlg.cheesy}

 

Kaynak olarak :Kemaliye Kaymakamlığı Sorumluluğunda 1996 yılında derlenen ve basımı yapılmış : Her yönüyle Kemaliye (Eğin) Kitabı Sayfa 463-473 den alınmıştır.

 Eğin'den Ne Çıkar?

Askeri garnizonda komutan, askerleri toplamış, sorular soruyordu: -

 Oğlum, sen nerelisin?

- Bursa'lıyım komutanım.

- Bursa'dan ne çıkar?

- Şeftali çıkar komutanım.

- Oğlum sen nerelisin?

- Zonguldak'lıyım komutanım.

- Zonguldak'tan ne çıkar?

- Kömür çıkar komutanım.

- Oğlum sen nerelisin?

- Antalya'lıyım komutanım.

- Antalya' dan ne çıkar?

- Portakal çıkar komutanım.

Ve sıra Eğinli askere gelir: -

Oğlum, sen nerelisin?

 Eğin'liyim komutanım.

- Peki, Eğin'den ne çıkar oğlum?

- Adam çıkar komutanım.

Komutan bu cevaba kızar:

- Ne demek, adam çıkar oğlum?

 Eğinli askerin cevabı şöyle olur:

- Şeftali için toprağı, kömür için madeni olmayan yerde ne çıkar komu­tanım ..

. Okuyup memlekete yararlı adam yetişir! ..

Bu cevap komutanın hoşuna gider ve talimatını verir: -

 Bu Eğjnli'yi alın, karargaha yazıcı yapın! .

 

Fıkra, kısa ve özlü anlatımı olan nükteli öykülerdir. Derin bir hik­met ve ibreti içine alan ve eskilerde kıssa denilen kısa öykülere de fıkra denir. Kemaliye (Eğin) için söylenmiş çok sayıda fıkralardan bir kaçını aşağıya alıyoruz.

Eğinli ile Şeytan'ın Ortak Oluşu

Eğinli ile şeytan, ziraat yapmak için ortak olmuşlar. Şeytan:

- Bu yıl, öyle bir ziraat yapalım ki, toprağın altı benim, üstü senin olsun demiş.

Eğinli, buğday ekmiş. Toprağın üstü buğdayı almış. Şeytan'a da toprağın altında çöpleri kalmış. Şeytan buna kızmış ve Eğinli'ye:

- Beni aldattın, yeni ziraatde toprağın altı senin, üstü benim olsun de­miş. Mutabık kalmışlar. Eğinli bu kez toprağa patates ekmiş, dönem so­nunda toprak altı patatesi Eğinli olmuş, üstünün otu da Şeytan'a kalmış. Şeytan, buna da çok kızmış, Eğinli ile kavgaya tutuşmuşlar.

Sonunda Eğinli, Şeytan'a uzun bir sırık vermiş, kendisi de kısa bir sopa almış ve dar bir sokağa girmişler. Şeytan, dar sokakta uzun sırığı çevirip, Eğinli'yi dövene kadar, Eğinli, kısa sopası ile şeytanı dövmüş.

Şeytan:

- Yine beni aldattın, sopaları değiştirip kavga edeceğiz ... , deyince, Eğinli, elindeki kısa sopayı şeytana vermiş, uzun sırığı kendisi almış, bu defa ge­niş bir meydanlığa çıkmışlar. Sonunda Eğinli, uzun sırıkla şeytanı yine dö­vü.nce, şeytan ağlamaya başlamış ve:

- Hey Allah'ım! .. Madem ki Eğinli'yi yarattın, bana ne gerek vardı? Beni yarattın, Eğinli'ye ne gerek vardı? diye Allah'a sitemde bulunmuş.

Yine bir inanışa göre, Şeytan, Selanik'te doğmuş, Kayseri'de okumuş, Eğin'de kaybolmuştur.

 

   Kasapla-Kömürcü

Eğinli kasap, ölürken oğluna:

Evlat, ben ölüyorum. Sana da bir emri-hak (ölüm) olursa, gelir beni cen­nette ararsın diye vasiyette bulunmuş. Bir süre sonra oğlu da ölür ve doğ­rudan babasını cennette aramaya gider. Cennetin kapısında bulunan nö­betçi Arnavutlar oğlanı içeri sokmazlar. Ve oğlana, soru sual açarlar.

- Bre baban nereliydi diye sorarlar ve Eğinli olduğunu öğrenince de:

- Ne iş yapardı?

- Babam kasaplık yapardı.

Arnavut kapıcı bu cevaba çok kızar ve hemen ilave eder:

- A bre delikanlı, mori baban Eğinli ola, kasap ola, cennette ola ... Yok öyle bir şey, sen git onu cehennemde ara der, çocuğu geri çevirir.

Eğinli delikanlı, cehenneme gider ve bakar ki, babası katrana batmış.

kazanda kaynıyor.

Babasına seslenir:

- Baba! bu ne haldir?

- Sorma oğlum, ayağımın altında Eğinli kömürcü var, beni durmadar:

çekiyor. Bir türlü çıkamıyorum, ancak başımı kurtarabiliyorum!.. diye ba­ğınr. Kömürcüler de aynı fıkrayı, kasabın kendi ayağının altında olduğunu söyleyerek anlatırlar.

Ancak Cehennemde Bulamazsın

İstanbul'da ticaretle uğraşan Eğinli'nin dükkanına bir müşteri gelir. Alış verişten sonra, dükkan sahibine nereli olduğunu sorar. Eğinli olduğunu öğrenince de:

- Yahu, nereye gitsem bir Eğinli ile karşılaşıyorum, der. Eğinli dükkan sahibi derhal cevabı yapıştınr:

- Efendim! .. Ancak cehenneme giderseniz, Eğinli'yi bulamazsınız!

Mahdi Ninenin Gelini

Mahdi ninenin gelini devamlı kız doğururmuş. Gelin yine gebe kalmış,. oğlan çocuğu bekleniyormuş. Doğum zamanı gelmiş, yine kız doğmuş. Do­ğumu yöneten ebe duramamış bağırmış:

Ey Mahdi gel, Mahdi gel Allah evin yıktı gel

Biz oğlana bakarken Kızın sesi çıktı gel.

şiiriyle, Mahdi nineye kötü bir müjde vermiş.

Bir Uygarlık Örneği

Hemşehrimiz Eskişehir Valisi Ali Fuat Güven'den bir sohbet anında nak­lettiği, Kemaliye'nin yanm asır önceki tarihlerde (Aslında, çok daha eskile­re dayanır), ekonomik, kültürel ve sosyal hayatın hangi seviyelerde oldu­ğunun güzel bir kanıtı olması nedeniyle aynen yazıyorum.

Ali Fuat Bey, 1992 yılında, Eskişehir'e Vali olarak atandıktan sonra, bir kişi ısrarla, randevu almak için özel kaleme müracaat ediyor ve Kemali­yerde askerlik yaptığını beyan edince, Ali Bey görüşmeyi kabul ediyor. Ali Osman Aydın adındaki şahıs, 1940'lı yıllarda Kemaliye'de askerlik görevini ifa ettiğini ve benliğinden hiç silinmiyen yeşilliği, sulan, güzelliği, şehrin çok temiz pak oluşu, yanında insanlann çok medeni ve temiz giyimleri ol­duğunu ve orada çok şeyler öğrendiğini beyan ediyor. Hatta uzun süren askerlik görevinden dönerken, başka yerlerde çok nadir görülen kundura­cılara yaptırdığı bir çift kundura ve aynca terzilere yaptirdığı takım elbise­yi de beraberinde getiriyor.

Günümüzde ancak gelişmiş bir ilçe için normal sayılabilecek bu özellik­lerin, bundan yaklaşık 56 yıl önce Anadolu'nun ücra bir köşesinde yaşanı­yor olması, Kemaliye'nin ayncalığını kanıtlamaya yetiyor. İftihar ettiğimiz Eğin'imiz, böylesine köklü bir geçmişin temelleri üzerinde duruyor. (*)  Kaynak: Mahmut Efeoğlu

 

Bizde de insan yetişir

Kemaliye'nin Malatya iline bağlı olduğu 1935'li yıllarda, Kemaliye'den İl Ge­nel Meclisi Azası olarak görev yapan Şırzı (Esertepe) Köylü Hacı Ali Bey ve di­ğer kazalardan Pötürge, Kahta, Arapkir, Hekimhan üyeleri ile birlikte İl Genel Meclisi'ndeki bir toplantıda, zamanın Valisi Nevzat Tandoğan, bütün üyelere tek tek memleketinde yetişen ürünler hakkında bilgi açısından sual tevcih eder. Memleketlerinde neler yetiştiğini sorar, oradakilerden kimisi buğday. kayısı, tütün vesaire gibi çeşitli cevaplar verirler. "E Hacı Ali Bey, sizde ne ye­tişir?" diye sorduğunda, "Sayın Valim, bizde de insan yetişir" diye cevaplar. (*)

 

Hanimik Bibinin Duası

Kemaliye-Arapgir şosesi açılırken, yol güzergahı bibinin bahçesine rast­lar. Hanimik bibi, bağını vermek istemez ve amelelerin başındaki mühen­dise şöyle seslenir:

Mühendis geliyor yolda yorula

Attan düşüp bacakları kınla

Ben bağıma bunca emek çekmişim

Dilerim boynuna yılan sanla.

Mühendisten ümidi kesilen bibi, bu sefer de, yollan yaptıran dönemin

Belediye Başkanı İbrahim Bey'e gelir ve şikayetini bildirir:

Devlet bağı aldı, vergi vermeyiz

 İnşaallah ki acımızdan ölmeyiz

 Mevlam baksın fukaranın yüzüne

Duman çöksün ağalann gözüne.

Nüktedan bibinin bu sözleri, yol güzergahının değiştirilmesine ve böylece bağının kurtarılmasına neden olur.

Tarla Mahsul Vermedi . Dönüşünde Yine Kaz

Yeni evlenen Eğin'li delikanlı, az zaman sonra askere alınmış. Ancak sü­rekli gözü arkada düşünüyormuş, acaba çocuk var mı, yok mu? Sormak için büyüklerinden sıkıldığından, mektupla sorup öğrenmeye karar vermiş:

Haydi mektup var gel

Tez haberler al da gel

Bir iken iki olduk

Üç oldu mu sor da gel?

Babası durumu hemen anlamış ve cevabı şu olmuş:

Bir dalda iki kiraz

Böyle mektup yine yaz

Tarla mahsul vermedi

Dönüşünde yine kaz ...

,*) Kaynak: Mahmut lifeoğlu

 

Kahve ile Tütün Konuşuyor

Eğinli yaşlılar, sabahleyin kahvede kahvelerini içerken şu mısraları

okurlarmış:

Kahveyi ruhi siyahım şifa verir bedene Hak, lanet eylesin duhanı icat edene. (*)

Bunu duyan tütün tiryakisi de karşılık olarak şöyle cevap vermiş:

Erken kalkar içerim duhanı, çekerim acısını Tütüne laf atanın, öldürürüm kara bacısını.

Pek İyi Babam, Kökeri de Sana Verdik

Vaktiyle, İstanbul'da sefalete düşen Eğinli'nin biri, memleketteki arazile­rini satmak için ihaleye çıkarmış. Cumikbaşı, Tapubaşı, Baltataşı, Angin ve İskele hudutlarında bir çiftlik diye satış yapmış.

Diğer bir Eğinli, işin bir yalan olduğunu bildiği için:

- Yahu, peki ama, bu paraya bu kadar yer verilir mi? Neyse ki, kökeri satışa katmamışsın! .. deYince, alıcı bunda bir iş var, esas iYi yeri bana ver­memiş diye almaktan vazgeçerken; Eğinliler:

- Pek iYi babam, kökeri de sana verdik diye alıcıyı ikna etmişler. (**)

Gelin-Kız Tartışması

Suya gider ak elinde tası var, Ben de bilmem şu gelinin nesi var, Bir kızınan, bir gelinin besti var, İkisi de bir oğlanın üstüne.

Yaylanın yolunda koçu katarlar, Kızınan gelini bir mi tutarlar,

Kız oğul balıdır yağa katarlar, Var git gelin var git almam ben seni.

Gelin der ki benim altın başım var, altın baş altında hilal kaşım var, Kız senin bir gecelik işin var, Ertesi gün kervan geçer yololur.

Kız da der ki ay gedikten aşmaz mı, Doğup doğup yarı yerde kalmaz mı? Benim bir gecemi senden sormazlar, Adımın kızlığı ömre yetmez mi?

Gelin der ki yanağırndan kan akar, Hilal kaşlarım cihanı yakar,

Kız sen daha çocuksun sana kim bakar, Yiğit yaslanacak kollar var bende.

Kız da der ki, yüce dağda danm var, Küçüceğim büyümeye çağım var, Alem bilir el değmedik bağım var, Var git gelin var git alma yarımı.

(*) Duhan: Tütün

(**) Köker: Balık avlanmaya yarar bir gereç.

 

Kız da der ki, bir kulem var yapılı, Alem bilir yedi demir kapılı, Akgöbek altında saray yapılı, Var git gelin var git alma yarimi.

Oğlan der ki, kız ile gelin sevilin, Kolu kola takın da karşıma gelin, Her ikinizi de Allah bana verdi, İkinizde de yerim var benim. (*)

Gelin-Kaynana Tartışması

Gelin:

Kaynanayı netmeli, Merdivenden itmeli, Paldur, küldür giderken, Arkasından gülmeli.

Kaynana:

Konsol üstünde pekmez, Kimse nazını çekmez, Oğlumun aldığı maaş, Senin süsüne yetmez.

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

11/12/2008 - Kemaliyede Eğitim

Kemaliye'de, eğitim-öğretime başlangıçtan beri çok, hatta aşırı önem veren bir merkez olma özelliği taşımış, ta Yavuz Sultan Selim zamanından başlayarak saraydaki görev almalar dolayısıyla, İstanbul kültürü ve eğitimi Eğin'e taşınmıştır. Saraya olan bu yakınlık, Kemaliye köylerini de doğrudan etkilemiş,okul açılması için özellikle halkın yoğun çabaları olmuştur. İlçe genelinde okuma-yazma oranı %93'tür.
        20. yüzyıl başında ilçe merkezinde 24 mahallenin 11 tanesinde mahalle mektebi, bir rüştiye ve din eğitimi ile birlikte Riyaziye, Tıp, Astronomi gibi konuların da tedris edildiği bir medrese bulunuyordu. 1911 ve 1920 yıllarında, halk tarafından iki okul binası yapılmış, bahçe mahallesinde yapılan bina ise 1922 yılında hizmete girmiş, harf inkılabına kadar eski yazı, 1928 yılından itibaren yeni Türk alfabesi ile eğitim-öğretim çalışmaları yürütülmüştür.
        Ayrıca köylerde halk tarafından yapılan binalar, ne zaman öğretime başlandığı tespit edilemeyen okullar mevcuttur. 1960'lı yıllardan sonra devlet bütçesi ile okullar daha da yaygınlaştırılmıştır, 62 köy ve 11 mezradan 59'un da okul açılarak öğretim yapılmıştı. Ancak nüfusun gittikçe azalması okulların kapanmasına neden olmuştur. Şu anda ilçe merkezinde 3 ve köylerde 17 ilk öğretim okulu eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürmektedir.
        1948 yılında yeniden ortaokul açılmış ve 1976'da lise, öğretime başlamış ve son olarakta 1996'da Meslek Yüksek Okulu'nun açılması ile bu eğitim-öğretim faaliyetleri yeni bir boyut kazanarak tekrar gelişmeye başlamıştır.
        Bu köklü eğitim seferberliği sonucunda, devletin idari kademelerinde görev yapan önemli kişilere ilave olarak, yüzlerce öğretmen yetişmiş, çok sayıda öğretim elemanı ve bir cihette eğitimci olan gazeteci ve yazarları ile Kemaliye, uzun yıllar ülke eğitimine katkıda bulunmuş ve bulunmaktadır.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

11/12/2008 - CeNnEt(eĞiN)

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

9/12/2008 - Eğİn FoLklÖrÜ

Kategori: mp3
15:28

kemaliye egin folklor halay ( erzincan eğin )

Google Video sitesinde bulundu

kemaliye eğin folklor halk oyunları müzik kültür eğlence şenlik erzincan doğu anadolu egin erkek oyunları halayı müziği türküleri mp3 video ...

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

fUrKaN TaVuZ'uN TaNıTıM SaYfAsI(YeŞiL Eğİn)-(KeMaLiYe)

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım